Photo by Greg Rakozy on Unsplash

Belki gökyüzüne belki yıldızlara ait olabileceğini düşündü ama kesinlikle dünyaya ait değildi. Dünya bir denizdi sanki o da o denize düşmüş biri. Bir kurtuluş bir kara bulmak için çırpınıp duruyordu ama sonunda da hep boğuluyordu. Bu döngüden kurtulmanın yolunu arıyordu ama her defasında kendini aynı döngüde buluyordu.


Photo by Roman Kraft on Unsplash

İnsan sevebilmeli.

Kırmadan, incitmeden, hissettirerek sevebilmeli.


Photo by Marcus Dall Col on Unsplash

Bu yazıyı 2 Temmuz 2020 yılı içinde yazmıştım. 2 Temmuz 1995 doğumluyum. Ve bu sene içinde 24 yaşımı bitirip 25 yaşıma girmiştim. 24 yaşımın benim için ne kadar değerli olduğunu aşağıdaki yazıda okumuş olacaksınız. Yazıyı doğum günümde paylaşacaktım ama vazgeçmiştim. Şimdi bu yılı bitirmeden paylaşmak istedim. Umarım kendime yazdığım bu mektubu siz de okurken keyif alırsınız.


Photo by Abraham Garcia on Unsplash

Şehrin sessiz köşesinden yazıyorum bunları.

Karanlık bir caddenin en kuytu köşesinden çıkıyor bu kelimeler.

Sessizlik içinde,

bir kaldırımın kenarına oturmuş,

karanlığımı aydınlatan şu küçük sokak lambasının altındayım.


Photo by Braxton Apana on Unsplash

İnsan değer mi bilir de;

Anlarsın, hissedersin, seversin en güzel şekilde, sonuçta ne olur üzülürsün.

Beklersin belki sevdiğin kişiyi uzun bir süre

En güzel şekilde beklersin, seversin onu.

En güzel şekilde anlarsın, hissedersin.

Bakarsın sevdiğinin gözlerine en güzel şekilde, dinlersin onu.


Photo by Alex Iby on Unsplash

Ellerini yıkarken aynanın karşısında birden irkildi. Aynada gördüğü beden kendi bedeni değildi. Kimindi bu farklı beden, bu farklı bakışlar, bu farklı yüz kimindi? Bir Eylül akşamının bu serin gecesinde karşılaştığı bu yüz kimindi?

Gözlerini kapattı. Göz bebekleri hızlı bir şekilde hareket ederken, zihnindeki binlerce düşünce durmaya tahammülleri yokmuşçasına hızlıca hareket ediyorlardı. Yakalamak istese hangi birini yakalayabilecekti ki bu düşüncelerin. Gözlerini sıkı bir şekilde yumduktan sonraki o sancının verdiği acıyla gözlerini açtı. Aynaya tekrar baktığında kendi yüzünü görebiliyordu artık. Bir anlık bir hayal miydi? biraz önce yaşadıkları. Yoksa bedeninin farklı yüzlere bürünmüş yansımaları mıydı? Bilmiyordu. Artık bir şeyleri bilmek istemezcesine haykırdı…


Photo by Steve Halama on Unsplash

*****

Bizim sevdiğimizde bizi sever mi?

Hissettiğimiz, anladığımız, ağladığımız…

Kalbimizin en güzel yerinde yaşattığımız…


Photo by Debby Hudson on Unsplash

24'lük yolcuyum bugün

24 kere öpüyorum gözlerinden.

O teninde ki kokuyu içime çekiyorum.

Kalbini kalbimle hissediyorum.

Yaşayacak mıyım? Bilmiyorum.

Sadece yazıyorum;

Bildiklerimi, hissettiklerimi, göreceğini bilmeden yazıyorum.

Bugün 24 kere seviyorum seni.

Sen anlamıyorsun belki, hissetmiyorsun, sevmiyorsun ama

Ben yine de seni seviyorum.

Yazımı beğenip alkışlarsanız mutlu olurum. Beni takip ederek de bana destek olursanız sevinirim. Kendinize iyi bakın. Hoşça kalın.


Dudaklarımızın arasından çıkan bu sihirli kelimeyi hayatımızın bir çok yerinde ne kadar da az kullanırız. “Hayır” demenin sihirli gücünü keşfetseydik belki bu durum değişebilirdi.

Photo by Xavi Cabrera on Unsplash

Her zaman çevremin onayını almakta ısrar eden biriydim. Bir yazı yazdığım zaman, olup olmadığına dair olsun; bir yere gideceğim zaman gidip gitmememe yönelik hep sorular yöneltirdim ve hayatımı bu yönelttiğim soruların cevaplarına göre şekillendirir ve insanlara bağımlı halde yaşardım. İnsanların isteklerine hep evet derdim ve bu bir süre sonra insanların, benim hayatıma dahil olup bana karışmalarına yol açtı. Daha doğrusu benim hayatıma karışacakları bu noktaya insanları ben kendim getirdim, hayır demeyerek. …


Little Prince

“Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir.” Küçük Prens

Sevdiğimiz insanın bir yerlerde olduğunu hissetmek, bilmek bizi de mutlu etmez mi?

Sevdiğimiz insanları görmeden de hissedebilmemiz, anlayabilmemiz önem arz ediyor. Araya ne kadar mesafe girse de kalbimizde hissettiklerimiz bizim her zaman yanımızdalar. Sadece sevdiklerimizin orada olduğunu bilelim.

Küçük Prens kendi gülünün yıldızlardan birinde olduğunu biliyordu ve o yıldızları seyretmek onu mutlu ediyordu. Gülüyle pek ilgilenmediği için ve onu yalnız bıraktığı için kalbi biraz buruktu ama o gül onun hep kalbindeydi.

Doğuhan

“Kalabalığın içindeki yalnız”

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store